Sohbet, Bedava sohbet, Sohbet odalari, Chat, Canli Sohbet, cet, siber alem sohbet,sohbetci, alemsohbet, yazgulu.com, sohbetim, muhabbet, islami sohbet

     Nickinizi yazip sohbete baslayin 
 
 
sohbet


Archive for the ‘Bayanlara Özel’ Category


Güzelliğin ve Sağlıklı Yaşamın Sırları

Memorial Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Uz. Dr. Ayfer Aydın, cilt güzelliÄŸinin Anahtarının SaÄŸlıklı Beslenmek olduÄŸunu belirterek, “İşlenmiÅŸ ve katkı Maddeleri içeren hazır gıdalar, tütsülenmiÅŸ etler, dondurucuda bekletilmiÅŸ hazır yiyecekler son derece saÄŸlıksızdır” dedi.
Memorial Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Uz. Dr. Ayfer Aydın cilde, saçlara, tırnaklara ve gözlere canlılık katabilmenin için önerileri sıraladı. “Dış görüntümüz iç saÄŸlığımızın aynasıdır ve yediÄŸimiz gıdalar da dış görünüşümüzü önemli ölçüde etkiler” diyen Aydın, “Cildimiz yalnızca vücudumuzu kaplamaz aynı zamanda vücudumuzun önemli ve en büyük parçasıdır; yediklerimizden doÄŸrudan etkilenir. Yiyip içtiÄŸimiz her ÅŸey, meyveler ve sebzeler cilt saÄŸlığımız için büyük önem taşır. İşlenmiÅŸ ve katkı maddeleri
içeren hazır gıdalar, tütsülenmiÅŸ etler, dondurucuda bekletilmiÅŸ hazır yiyecekler son derece saÄŸlıksızdır” dedi.

“SU, CİLDİNİZ İÇİN HAYATTIR”
Cildin önemli bir toksin atma yolu olduÄŸunu dile getiren Dr. Aydın, “Vücudumuz yabancı maddelerle, zararlı atıklarla dolduÄŸunda diÄŸer boÅŸaltım kanalları zorlanır ve vücudumuz bu atıkları cildimiz yoluyla, ter ile dışarı atmaya çalışır. Bu durum da ciltte çeÅŸitli hastalıkların baÅŸ göstermesine neden olabilir. YaÅŸla birlikte deri giderek nem oranını ve esnekliÄŸini kaybeder.
Bunu çok ucuz ve çok saÄŸlıklı bir ÅŸekilde çözecek tek ÅŸey bol Su içmektir. Bol su içmekle derinin hem nem oranı artar hem de su yolu ile çok sayıda toksin atılarak cildimiz parlak, diri ve genç kalır. Günde an az iki Litre su içerek hücreleri temizlemek, dolgunlaÅŸtırmak ve kırışıklıkları azaltmak mümkündür. Kahve, çay ve meyve Suyu gibi farklı Sıvı gıdalar tüketmek cildin su ihtiyacını karşılamaz. Alkol almayın, kahve ve soda içmeyin çünkü bunlar idrar söktürücüdür ve su kaybına neden olurlar” diye konuÅŸtu.
“TAZE BİR CİLT İÇİN TAZE MEYVE SEBZE”
Aydın, Canlı ve ışıltılı görünümlü bir cilt için bol miktarda çiÄŸ meyve, sebze ve bunların sularını tüketmek gerektiÄŸini belirten Dr. Aydın, “Çünkü bu besinler piÅŸirildiklerinde zarar görür ve faydalı özelliklerini kaybeder. Bu besinlerin içerdiÄŸi yüksek miktarda sıvı da vücuda alınan suyu destekler. ÇiÄŸ sebze ve meyvelerin ağırlıklı olduÄŸu bir Beslenme düzeni; cildi korur, yeniler, esnekliÄŸini saÄŸlar ve saÄŸlıklı bir ışıltı verir. Kabuklu çiÄŸ yemiÅŸler ve tohumları tüketmek de son derece faydalıdır.
Unutmamak gerekir ki; bunlar ısıya duyarlıdır ve piÅŸirildiklerinde hücrelere fayda saÄŸlayacak pek çok özelliklerini kaybederler” ifadelerini kullandı.
Aydın, cilt sağlığını korumak için nelerin yapılması gerektiğini şöyle sıraladı:
“C Vitamini: Kolajen yapı için gereklidir, cilt esnekliÄŸini saÄŸlar. Narenciyelerde, kivi, orman meyveleri ve maydanozda bulunur. Çinko: Kolajen yapı için çok önemlidir ve saçın beyazlamasını engeller. Kabak çekirdeÄŸi ve zencefil kökünde bulunur. Sülfür: Bütün baÄŸlayıcı dokuların inÅŸa edilmesine yardımcı olur. Lahana, brokoli, Sarımsak ve soÄŸan en zengin kaynaklarıdır.
Silika: Cilt esnekliğinin korunmasını sağlar, kemikleri güçlendirir, sağlıklı tırnaklar ve parlak saçların oluşmasını sağlar. Salatalık,
domates, dolmalık biber ve Yulafta bulunur.
Magnezyum: Hücre zarlarındaki su pompalamayı kontrol eder, bu da atıkların temizlenmesini sağlar, aşırı Tuz ve diğer toksinlerin neden olduğu fazla su tutulmasının önüne geçerek hücreyi rahatlatır. Yeşil yapraklı sebzeler en iyi kaynaklarıdır.
Beta karoten: Güneş yanığına karşı korur. Havuç ve yeşil yapraklı sebzeler önemli beta karoten kaynaklarıdır.
E Vitamini: Çözülebilir antioksidan bir yağdır, hücre zarlarının korunmasına yardımcı olur. Zeytin, avokado,
kabuklu yemiÅŸler, tohumlar ve tabii ki yeÅŸil sebzelerde bulunur.
Temel yaÄŸ asitleri: Bütün hücre duvarlarının önemli bir bileÅŸkenidir. Cildin elastikiyetinin korunmasında anahtardır. Cildin doÄŸal yaÄŸlarını dengeler ve canlı bir görüntü saÄŸlar.”

Popularity: 76% [?]


Gebelikte Bilinçsiz İlaç Kullanmak Felaketlere Yol Açabilir

Hamilelik süresince anne adaylarının hekimlerin önerdiği ilaçları kullanması gerektiğini belirten uzmanlar, bunun haricinde kullanılacak ilaçların felakete yol açabileceği uyarısında bulunuyor.

genetik ve Farmakoloji Uzmanı Dr. Gülay Özgön, “Hekim önerisi olmadan eczaneden alınan kabızlık giderici, uyku yapıcı ilaçlar, sakinleÅŸtiriciler, aÄŸrı kesiciler ve aspirin kullanılmamalıdır. En doÄŸrusu çok mecbur kalmadıkça ilaç alınmamasıdır” dedi.

Uzman Dr Gülay Özgön, klinik farmakolojideki geliÅŸmelerin, hamilelik süresince ilaç kullanılmasının felaketlere ve öngörülemez sonuçlara yol açabileceÄŸi korkusunu doÄŸurduÄŸunu ifade ederek, “Bu korku doÄŸal olarak gebelik süresince deneysel çalışmaları da kısıtlamış ve günümüzde elde edilen bilgilerin yalnızca yaÅŸanan deneyimlerle sınırlı kalmasına sebep olmuÅŸtur.

Örneğin; Hipertansiyon, epilepsi, astım ve bakteriyel enfeksiyon gibi ilaç tedavisinin zorunlu olduğu durumlarda hangi ilacın hangi dozda uygulanması gerektiği farklı yorumlanmıştır. Yapılan incelemeler ve araştırmalar göstermiştir ki; hamilelerdeki ilaç kullanımı sıralamasında birinciliği Antibiyotikler alır. Sonraki sıraları; analjezikler, sakinleştiriciler ile bulantı ve kusmayı engelleyen ilaçlar almaktadır.

Hamilelikte ilaç kullanma risklerinden bahsederken, gebeliÄŸin hangi dönemde olduÄŸunu da göz önünde bulundurmak gerekir. Çünkü gebelik dönemlerine göre ilaç etkilenmeleri de farklı olmaktadır. ÖrneÄŸin gebeliÄŸin ilk 3 ayı -bebeÄŸin organlarının oluÅŸtuÄŸu dönemde- anomalilerin oldukça ağır ortaya çıktığı bir dönemken, sonraki dönemlerde alınan ilaçların etkileri o kadar ağır olmayıp daha çok büyüme ve geliÅŸmeyi olumsuz olarak etkilemektedir” ÅŸeklinde konuÅŸtu.

bebekTE ANOMALİYE YOL AÇAN SEBEPLER
GeliÅŸmiÅŸ ülkelerde bile tüm doÄŸumların yüzde 2’sinde anomali görüldüğünü belirten Dr. Özgön, “Genetik nedenler, bebeÄŸin rahim içinde geçirdiÄŸi enfeksiyonlar, anne adayının ÅŸeker, epilepsi gibi kronik hastalıkları ile anne adayının Alkol, diÄŸer Madde bağımlılığı ya da radyasyona maruz kalması gibi nedenlerin yanında bazı ilaç kullanımları da sakat bebek doÄŸumuna sebep olabilmektedir.

Ailede daha önce sakat bebek doğumu ya da tekrarlayan düşükler de riski artıran faktörlerdir. Bu Ailelerin de gebelik
süresince daha dikkatli izlenmeleri gerekmektedir. Annenin aldığı ilaç, bebeğin Beslenme aracı olan göbek bağından (plasentadan) geçer.

Annenin aldığı ilaç ya da besinler plasentadan geçerek, etkilerini gösterecekleri bebeğin dokularında olumsuz etkilerini gösterirler. Yapılan çalışmalar ile her ilacın eşit şekilde plasentayı geçmediği gösterilmiştir.

Bunun nedenleri arasında; ilacın yaÄŸda çözünürlüğü, annenin ilacı kandaki proteinlere baÄŸlama kapasitesi ve anne ile plasentanın ilacı metabolize etme hızı olarak belirlenmiÅŸtir. Sonuçta ilaçların plasenta bariyeri geçme yüzdeleri ne kadar bilinmiyor olsa bile, toplumdaki bireysel farklılıktan ötürü hiçbir zaman bebeÄŸe geçen ilaç miktarı net olarak bilinmemektedir” diye konuÅŸtu.

Popularity: 76% [?]


Yavaş Metabolizma Kilo Aldırır

Yavaş Metabolizma Kilo Aldırır

YavaÅŸ metabolizmalı kiÅŸiler daha kolay kilo alır. Metabolizmayı hızlandırmak için düzenli olarak egzersiz yapmak ve kas dokusunu artırmak ÅŸart…

Yavaş metabolizmalı kişiler daha kolay kilo alır. Metabolizmayı hızlandırmak için düzenli olarak egzersiz yapmak ve kas dokusunu artırmak şart.

Metabolizma, vücudun temel fonksiyonlarını devam ettirebilmek için bir Günde ihtiyacı olan minimum enerji miktarıdır. Dinlenme anında vücudun kalori harcama hızına bakılarak ölçülür ve kişiden kişiye değişiklik gösterir. yemek yeme, uyuma, temizlenme ve benzeri faaliyetler sırasında vücudumuz devamlı kalori yakar.

Metabolizma vücut bileşimleri tarafından etkilenmektedir. Bu bileşimler, vücuttaki kas ve yağ dokularının birbirine oranıdır. Kaslar, vücutta yağlardan daha fazla kalori kullanır.

Kaslı bir vücuda sahip kişilerin, daha az vücut yağına sahip oldukları için, daha hızlı metabolizmaları vardır. örneğin aynı boy ve kiloda olan iki kişiyi ele alalım. Bunlardan düzenli olarak aerobik yapan, vücut geliştirme sporuyla ilgilenen, fitness ve benzeri aletli programları uygulayan kişinin vücut yağ oranı daha düşüktür. Diğeri ise hiçbir sportif aktivite yapmadığı için, vücut yağ oranı diğer kişiye oranla daha düşüktür, dolayısıyla metabolizma hızı da yavaştır.

Başka bir deyişle, birinci kişinin vücut fonksiyonlarını devam ettirebilmesi için, ikinci kişiden daha fazla kalori harcaması gerekmektedir.

Metabolizma hızının kilo alıp vermede önemli etkisi var. Bazal metabolizma hızınız ne kadar düşükse, kilolu olma ihtimaliniz de o kadar yüksektir. Eğer hızlıysa şanslısınızdır, vücudunuz enerji sağlamak için daha hızlı kalori yakıyor demektir. Eğer yavaşsa çok fazla kalori almamalısınız, ihtiyacınızdan fazlası yağ olarak depolanacaktır.

Kiloluysanız ilk işiniz metabolizmanızı hızlandırmak olmalı. Bunu yapmak için de kas dokusunu artırmanız gerekli. Kas dokunuz ne kadar fazlaysa metabolizmanız da o kadar hızlanır, ince kalma şansınız artar.

40 yaşından sonra kas dokusu azalmaya başlar. Bu nedenle düzenli egzersizle metabolizmayı hızlandırmak ve vücut fonksiyonlarının daha mükemmel olmasını sağlamak Sağlıklı yaşam için bir koşuldur.

Yavaş bir metabolizmaya sahip olduğunuzda üşüme, kuru bir cilt, yavaş nabız, düşük tansiyon ve peklik gibi birçok rahatsızlığı da kabullenmiş olmaktasınız.

Metabolizma hızınızın artması için Protein ağırlıklı bir diyet etkili olacaktır. özellikle süt ürünlerinde bulunan konjuge linoleik Asit vücutta kas dokusunu artırdığı için metabolizmayı da yüzde 10 oranında hızlandırıcı özelliğe sahiptir.

Acı soslu bir yemek yedikten sonra yaklaşık iki-üç Saat içinde de metabolizma hızının yüzde 50 oranında artması mümkündür. Bu etki acının kalp basıncını artırmasından kaynaklanır. Kafein içeren içecekler de Adrenalin seviyesini ve beraberinde kalp basıncını artırarak metabolizmayı hızlandırır. Yeşil çay ise kalp basıncını artırmadan metabolizmayı hızlandırır.

Eğer iyot eksikliğine bağlı tiroitle ilgili bir probleminiz varsa tiroksin Hormonu senteziniz de düşük olacaktır. Bu da metabolizmanızın düşmesine neden olur; bu durumda iyot seviyenizi artıracak deniz mahsulleri ve süt diyetinizde yer almalıdır.

Popularity: 77% [?]